foto7.jpg
Biz Kimiz, Hakkımızda Fotoğraf, Fotoğrafçılık Dağcılık Doğa Yürüyüşleri, Trekking, Gezi Doğa, Çocuk ve Doğa, Ağaç Türleri, Böcekler ve Bitkiler Bisiklet, Parkurlar, Yazılar, Anılar Sponsorlar İletişim

Çocuğumla Doğadayız Çocuğumla Doğadayız

E-Posta:


   

Ana Sayfa > Fotoğraf > Fotoğraf Etkinlikleri



Ahlan Wa Sahlan Syria, Hicaz Demiryolu'nun Hikayesi Fotoğraf Gösterisi

Alper Güngör, AFSAD, 7 Nisan 2009

hicaz_demiryolu_alper_gungor.jpg suriye_alper_gungor.jpg

ALPER GÜNGÖR KİMDİR ?

Malatya 1960 doğumluyum. AİTİA İşletme Fakültesi’ni bitirdim.Mesleki ünvanım ‘Mali Müşavir ’ dir. Şu anda Eğitim ve turizm sektöründe faaliyet gösteren Özel Büyük Kolej Eğitim AŞ. firmasının Mali İşler Müdürlüğü görevini yürütmekteyim.

Fotoğrafla ilgim 13-14 yaşlarında babamın körüklü fotoğraf makinesini kurcalayıp fırça yiyerek başladı.Para kazanmaya başladıktan sonra iyi bir makineye sahip olabildim.AFSAD’la 1996 yılında fotoğraf temel eğitimi semineri ile tanıştım.2008 yılında ikinci kez bu sefer kızımla birlikte tekrar o tanıdık kapıdan içeri girdik; Ilgın Deniz, Deniz Tokay hocamla, birinci kur eğitimi ,ben ise Can Gazialem hocamla,üçüncü kur eğitimini tamamladım.Sonrasını Tarık Yurtgezer hocamın Doğa atölyesi ve Özcan Yurdalan Belgesel fotoğraf atölyesi izledi.2008 yılında AFSAD üyeliğine kabul edildim.Doğa atölyelerinde çalışıyorum.2008 yılından bu yana Büyük Kolej fotoğrafçılık kulübünün fotoğraf eğitmenliği görevini yürütmekteyim.

Taş çekmeyi seviyorum.Yüzlerce,binlerce yıl önceki yaşamın günümüzdeki tanıklarını ,belki de önümüzdeki yüzyılda tanıklık edemeyecek yontulmuş taşları ,iğne oyası gibi işlenmiş ahşabı, demiri; bir eskici misali belgelemeye çabalıyorum.

Değişmeyen tek şeyin değişim olduğu inancımla, yaşamım süresince öğrenmeye çalışıyorum.Fotoğrafa ilk adımım beğeni olmasına karşın fotoğrafı bir yaşam tarzı olarak benimsedim.Tüm yaşamımız boyunca yaratmak istediğimiz mükemmel eseri tamamlamak üzere halen ham taşımı yontmaktayım.

 

AHLAN WA SAHLAN SYRIA


Tarihe ve eski yaşama olan ilgimle, ilk kez 2007 yılında Suriye’ye adım attığımda ; zaman makinesi beni bir anda 40 –50 yıl geriye götürüverdi.Kapı komşumuz ;yıllarca kapalı bir kutu ,Suriye ,bütün ön yargılarımı daha ilk gün yıkmıştı.

Geçmiş imparatorluk coğrafyasının yaşam tarzı bir film seti gibi neredeyse her köşede ;geçmişte bir güç gösterisi olarak sergilenen süs ve ihtişam pek çok örneği ile karşımdaydı.İki Osmanlı padişahının isimlerini taşıyan Halep ve Şam Kapalıçarşıları yüzyılların izleri ile ve eski yaşam tarzını neredeyse devam ettirerek tarihe şu anda da tanıklık etmekteydi.Tam bir renk cümbüşüne tanıklık etmekteydim.Bir başka perdede ise dinlerin resmi geçidini izliyordum sanki; Palmira’dan, Busra’ya, Şam’dan Hıms’a,Halep’e değin.İkinci kez ziyaret ettiğimde; dünyaya yavaş yavaş kapılarını açmakta olan Suriye’de ,belki de geçmişe yolculuğun son tanıklıklarındandık.

 

HİCAZ DEMİRYOLU


İmparatorluğun ,dünyaya kafa tutarcasına ,belki de bir nefes alabileceği düşüncesiyle;ama her şeyde olduğu gibi Anadolu’nun vefakar ve cefakar evlatlarının canları pahasına tamamladıkları Hicaz Demiryolu’nun hikayesini de kısaca paylaşacağız.

 




Share