foto8.jpg

E-Posta:

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player



   

Ana Sayfa > Doğa > Çocuk ve Doğa



Toprağın Oluşumu, Toprak Türleri ve Yaşam Döngüsü

Nuran Akkılıç Kansu

_MG_0935_toprak.jpg

 

_MG_0447_TOPRAK.jpg
_MG_0871_toprak.jpg
_MG_0969_toprak.jpg
_MG_0965_toprak.jpg

Toprak nelerden yapılmıştır?

Toprak, ölü yapraklardan, taş ve kaya parçalarının ufalanmasından, ağaç dalları ve ölü böceklerden oluşur. Toprağın oluşumu çok uzun senelerde olur. 2-3 cm toprağın oluşması tam 1000 yılı alabilir. Eğer insan ya da hayvanlar bu kadar uzun sürede büyüseydi büyümeleri yüzlerce seneyi alırdı.


Toprağın oluşmasında havanın etkisi

 
Toprağın oluşumunda havanın rolü çok büyüktür. Nasıl mı? Hava çok sıcak olduğunda, kayalar ve taşlar büyür ve genişler. Hava soğuduğunda kayalar ve taşlar küçülür. Bu defalarca arka arkaya olduğunda kayalar çatlamaya ve küçük parçalar halinde kırılmaya ve hatta daha küçük parçalar halinde ufalanmaya başlar. İyice ufalanmaya başladığında toprağa dönüşmeye başlar. Yağmur ve buz da kayaların arasına girerek parçalanmasına sebep olur.  

 
Toprağın katlardan oluştuğunu biliyor musunuz? Peki kaç kattan oluştuğunu biliyor musunuz?


 Evet aynen bir apartman gibi katlardan oluşur toprak. Tam 4 katlı apartman gibi düşünelim. Bu katların adları A, B, C ve D dir. Toprağı meydana getiren katmanlara Horizon adı verilir. Bu apartmanın en üst katı toprağın yüzeyi, yani yere baktığımızda bizim gördüğümüz kısmıdır. (Bu kısmına "A" deniyor) Bildiğimiz apartmandan farklı olarak toprağın katları aynı kalınlıkta değildir. En üstteki kat en ince kattır.
 
Bakalım bu en üst katta neler varmış : Yaprak, çam iğneleri, taş, kaya, ölü böcekler, çer çöp gibi parçalanmış cansız şeyler var. Bunlar toprağı koruyarak sağlıklı kalmasını sağlar.
 
Hemen onun altındaki kata bakalım neler varmış: (Bu kata "B" deniyor) Bu kat toprağın üstüdür ve bu katta canlı kökler, minik bakteri, küf, mantarlar ve minik canlılar (böcekler) bulunur. Burası böceklerin kolay ulaşabildiği yerdir.
 
Onun altındaki 3. kata bakalım. (Bu kısmına "C" deniyor) Böcek ve bitkiler bu kısma ulaşmak için zorlanırlar. Çünkü çok serttir.
 
En alttaki 4 kata geldik. (Bu kısmına "D" deniyor) Bu katta canlı yoktur. Bu kat taş, kaya ve topraktan oluşmuştur.
 


Toprağın solucanlar gibi küçük canlılara ev sahipliği yaptığını biliyor musunuz?  Küçük canlılar toprakta nasıl barınırlar?

 
Toprak soğuduğunda, küçük canlılar serin serin yaşarlar toprağın içinde. Çok soğuk havalarda toprak iyice soğuduğunda solucan gibi küçük canlılar toprağı deşerek daha sıcak kısımlarına gider ve orada uykuya geçerler. Hava çok ısındığında ise kendini toprağın içinde hiç sıcaklamış hissetmeden hayatına devam eder.  Çok sıcaklarsa vücudundaki nem kaybolur ve kurur. Bu nedenle çok sıcaklarda toprağın serin kısımlarına gider ve orada halka şeklinde kıvrılarak serin ve nemli kalır.


Farklı renklerde topraklar vardır

Farkı yerlerde farklı renklerde topraklar vardır. Siyah, kırmızı, sarı, beyaz, kahverengi ve gri renkte olurlar.

 

Su toprağa nasıl karışır?

 
Toprakta birbirinden farklı büyüklükte delikler vardır. Yağmur yağdığında su toprağın deliklerinden içeri girer. Büyük deliklerde daha fazla su olur.


Toprağın içindeki canlıların yaşayabilmesi için hava var mıdır?

Yağmur suyunun içeri girdiği deliklerden içeri hava da girer.  Ayrıca toprakta yaşayan küçük canlıların toprakta açtığı oyuklardan da hava girer toprağa. Toprak altında yaşayan ve oksijene ihtiyacı olan canlılar için havanın toprağa girebiliyor olması önemlidir.


Bitkiler toprağı neden çok severler?

Hemen söyleyeyim. Hah! Kim yemek yemeği sevmez ki. Bitkiler de yemeği ve içmeyi çok severler. Ama onlar bizim gibi tavuk butu ve salata yemezler, çünkü bitkilerin kökleri için bu yiyecekler çok büyüktür. Bitkiler gerçekten besin değeri yüksek şeyler yerler.


Kökler sadece bitkilere mi yardımcı olur?

Hayır. Kökler başkalarına yardım etmeyi çok severler. Onlar toprağın suyunu çekerler. Böylece toprak çok ıslak kalmaz. Toprak çok kuruduğunda ise kökler suyunu toprakla paylaşır. Bu su canlıların sağlıklı kalabilmesi için çok besleyicidir. Kökler toprağın oluşumuna da yardımcı olurlar.  Taş ve kayaları parçalara bölerek daha sonra toprak olmasını sağlarlar.   


Toprağın rüzgardan uçmasına ve suyla akıp gitmesine (erezyon) engel olabilir miyiz?

Toprağın korunması gerekir. İnsanlar toprağın kaybolmaması için bitki ya da çim ekerler. Çiftçiler toprağın yerinde kalması için üzerinde yiyecek yetiştirirler (meyve, sebze). Toprağın rüzgardan uçup gitmesine engel olmak için tarlaların kenarlarına, sıra sıra ağaç dikerek siper oluşturulur. Şehirler arası yolculuk ederken tarlaların kenarlarındaki ağaçlara dikkat edin, hepsi toprağı korumak için yapılmıştır.


Toprağı korumak nasıl olur?

Toprağın üzerinde yaşamak için bir alana ihtiyacı olan biz insanlar ve içinde yaşayan diğer canlılar için yapılabilecek en iyi şey toprağı korumaktır. Bahçelerde, tarlalarda ya da parklarda toprağın zamanla aşınarak tükenmesine karşılık yapılacak en iyi şey çim, bitki ya da ağaç ekmektir. Böyle durumlarda yardımcı olmak için Tarım Bakanlığı, Çevre ve Orman Müdürlüğüne haber verilebilir. Yapmanız gereken tüm bilgiler buralardan size verilebilir.


Kaynak: Natural Resource Conservation Service
 
 

İlginizi Çekebilir

Kelebeğin Yaşam Döngüsü

Nuran Akkılıç Kansu

Kelebekler, pullu kanatlarıyla güzel görünümleri olan, uçabilen böceklerdir. Dünyada 20.000 kelebek ve 150.000 güve türünün olduğu bilinmektedir. Türkiye’de 360 civarında kelebek, 4000 civarında güve türü olduğu tesbid edilmiştir.  
devamı»


Kurbağalar

Nuran Akkılıç Kansu

Kurbağalar omurgalılar ailesinden küçük hayvanlardır. İki yaşayışlıdırlar. Yani yaşamlarının bir kısmını suda bir kısmını da karada geçirirler. Hem karada hem suda yaşayan hayvanlara amfibiyen denir. Kurbağalar soğuk kanlı hayvanlardır. Soğuk kanlı…
devamı»


Kuraklık ve Çölleşme - Afsad Doğa

Daha düne kadar 20. yüzyıla şöyle dönüp baktığımızda sanayi ve bilgi devrimlerinin yaşandığı belki de insanoğlunun en parlak atılımlarda bulunduğu yüzyıl olarak önümüzde durmaktaydı. Daha çok zaman geçmeden, 21. yüzyılın…
devamı»




Share