foto5.jpg

Çocuğumla Doğadayız Çocuğumla Doğadayız

E-Posta:


   

Ana Sayfa > Fotoğraf > Kültür



Cumartesi Portreleri

Berrin Cerrahoğlu

cumartesi.jpg

“CUMARTESİ PORTRELERİ” KİTAP OLDU

Fotoğraf Sanatçısı Berrin Cerrahoğlu’nun, yolu Ankara’dan geçen kültür, sanat ve bilim insanlarının portrelerini, klasik teknik ile fotoğrafladığı “Cumartesi Portreleri” sonunda kitap oldu. Sanatçının  iki yıl boyunca sadece Cumartesi günleri yaptığı çekimlerden derlendiği için “Cumartesi Portreleri Ankara” adını taşıyan çalışmada,  52 ünlü kişinin fotoğrafı yer alıyor.

Kitapta yer alan tüm fotoğrafların siyah beyaz negatifle çekildiğini ve artık ölmeye yüz tutan Agrandizör yöntemi ile basıldığını belirten Berrin Cerrahoğlu, “Her biri kendi alanının duayeni olan bu portreleri, fotoğrafın en ham hali ile çalışmak projenin en zor yönlerinden biriydi. Bu kitaptaki her kişinin Türk toplumunda bıraktığı bir iz var.  Ben de kendi adıma, böylesi emek yoğun bir teknikle çalışarak, sanat, bilim ve kültür insanlarına saygılarımı sunmak istedim.” dedi'. Cumartesi Portreleri'nde, sanat ve kültür yaşamımızın temsilcisi birçok ismin yanı sıra, Türkiye’de ilklere imza atmış başarılı isimlerin fotoğrafları da yer alıyor.


KİTAPTA FOTOĞRAFI BULUNANLAR: Genco Erkal, Müşfik Kenter, Nuri Abaç, Adnan Turani, Ayla Kutlu, Baskın Oran, Ahmet Telli, Rengim Gökmen,Vus'at O Bener, Zerrin Taşpınar, Zerrin Tekindor, Nazlı Eray, Neyran Fişek, Mehmet Eroğlu, Nezih Danyal,Ali Cengizkan, Ateş Benice, Aydın Köksal, Ceren Selmanpakoğlu, Çetin Tekindor, Ege Aydan ,Emin Özdemir, Erendiz Atasu, Erhan Bener, Erhan Gökgücü, Hasan Ali Toptaş, Hüseyin Atabaş, Julide Gülizar, Kamil Erdem,  Muzaffer İlhan Erdost, Nurhan Karadağ, Olcay Poyraz, Önder Şenyapılı, Remzi İnanç, Selva Erdener, Sevgi Özel, Seynan Levent, Şükrü Erbaş, Tuna Ötenel, Tuncer Tercan, Turgut Özakman, Ufuk Karakoç.Ülkü Yalım, Vecihi Timuroğlu, Lütfü Günay, Mahmut Temizyürek, Kurthan Fişek, İhsan Şenol, İnci Kayılı, Anıl Çeçen,  Nihat Genç, Özlem Sezer
 

SUNUŞ

Fotoğrafa ilgi duymaya başladığımda ilk çalışmalarım daha çok doğa ve soyut nesneler üzerineydi. Geriye dönüp baktığımda bunun pek rastlantı olmadığını düşünüyorum. Çünkü çektiğim fotoğraflarda insana dair görüntüler bulunmadığı gibi, olmamasına da özellikle dikkat ettiğimi anımsıyorum.
             
‘İnsan fotoğraf’ı,  başka bir deyişle insanın içinde yer aldığı fotoğrafı çekmeye gelince…O sıralar  Afsad’da  özellikle toplumsal konularda yoğunlaşan belgesel ekibin çalışmalarına katıldım.   Fotoğrafa yansıyan  insan görüntüsünün bize  ne çok şey söylediğini; örneğin bir gülüşün, bir bakışın, bir duruşun fotoğrafı ne denli güzelleştirdiğini bu çalışmalar sayesinde fark ettim.
                   
Yolları Ankara’da kesişen bilim, sanat ve kültür insanlarımızdan bir bölümünün portre fotoğraf projesine 2000 yılında başladım.

Çekimler için  başlangıçta soluğumun yetebileceğinden emin olamadığım kadar uzun bir isim listesi oluşturmuştum. Ankara, o yıllarda hiç kimse tarafından yadsınmayan “Kültür ve Sanat Başkenti” sloganını kullanmaktaydı.  Bu kentte yaşayan bir fotoğrafçı olarak benim de amacım, kapısını çalabildiğim kadar çok şair, yazar, tiyatro oyuncusu, opera - bale sanatçısı, spiker, müzisyen, karikatürist kısaca Ankara’nın bu sıfatı hak etmesinde payı olan değerlerin fotoğraflarından oluşacak  arşivi gelecek kuşaklara bırakmaktı.

İlk modelim Zerrin Tekindor’a, ortak bir tanıdığım aracılığı ile ulaşabildim. Zincirin ilk halkasıydı. Onun öneri ve referansı sadece bir sonraki adımımı daha bir güvenle atmamı sağlamakla kalmadı, bir yöntem de kazandırdı bana. Artık her isim, bir sonraki değerli ismin konuğu olabilme hakkını kazanmamı sağlayacaktı.
                 
Çekimlerim, kendi doğal akışı içerisinde iki yıl sürdü. Birbirinden farklı mekânlarda, kâh ikinci bardak çayı ben doldurdum, kâh atölyede tuvalleri düzenledim. Bazen bir çalışma odasındaki kitapların adını belleğime geçirdim, bazen de sahne alkışlarına kulak misafiri, kuliste bekledim. Kaldıkları otellerin lobilerinde de, prova salonlarında da bulundum.

Elimde tripot, sırtımda fotoğraf çantası, Eryaman’dan Altındağ’a, Keçiören’den Çankaya’ya, “cumartesi randevuları”na koşturdum. Onlarla yüz yüze, doğrudan ve çoğu zaman, ortamdaki doğal ışığı kullanarak çekimleri gerçekleştirdim. 
                       
“Cumartesi Portreleri Ankara” ilk kez Ankara’da 2003 yılında 27 Ocak - 9 Şubat tarihleri arasında Türk Amerikan Derneği’nde, 2004 yılında 28 Şubat - 12 Mart tarihleri arasında Fotoğrafevi Koç Allıanz Sanat Galerisi’nde ve Kıbrıs Fotoğraf Günleri’nde sergilendi.
                       
Kitabın basımına gelince…O günden bu güne belki de uygun bir “cumartesi” bulamadığımdan biraz geciktim. Şimdi  “İyi ki de öyle olmuş!” diyorum seslice. Neden mi? Çünkü yıl 2010 ve  fotoğrafçılık serüvenim   bugün tam yirmi yaşında!
                                                                   
Bana cumartesi günlerini ayırarak  yaşadıkları, ürettikleri mekânın kapısını açanlara, sadece fotoğraflarını çekmeme izin verdikleri için değil, paylaştıkları sohbet saatleri için de teşekkür ediyorum.
                      
Bu albümde yer vermek istediğim isimler elbette ki daha fazla olabilirdi, ancak benim fotoğraflayabildiklerim bu kadar. Bir kaç kişi var ki, çekimini yaptığımı sandığım halde sonuçları başarısız olduğu için  fotoğraflarını kullanamadım. Bu dostların  beni bağışlamasını diliyorum.

Bilim, sanat ve  kültür safında yer alanlara saygıyla.

Ankara, 23 ağustos 2010.   Berrin Cerrahoğlu

www.berrincerrahoglu.com
 




Share